ido-forum.COM Mail Adresi
Hem Ücretsiz Hem de Hotmail-MSN Destekli!
Mail Kayıt     Mail Giriş
ido-FoRuM.ORG | Bizi Eskiler Tanır, Yeniler Örnek Alır, Görenler Anlatır

Microsoft Vista kullanıcıları, ido-FoRuM.OrG Güncel Haberler bölümünden haberleri anında kenar çubuğunuzda görmek için tıklayın...
Ana Sayfa Bugün Gönderilenler Forumları Okundu İşaretle
Geri Dön   ido-FoRuM.ORG | Bizi Eskiler Tanır, Yeniler Örnek Alır, Görenler Anlatır > Sizden Bizden İçimizden Herşey.. > Kişisel Gelişim Bölümü

Duyurular - Uyarılar - Haberler

Sizden Bizden İçimizden Herşey.. kategorisi altındaki Kişisel Gelişim Bölümü forumunun
On Dakikada On Saatlik Uyku Nasıl Uyunur? konusunu incelemektesiniz.
------------------------------------------- “Yine mi şu uyku palavrası” diye hemen baştan kesip atmayın. Ben masumum. “Bütün Dünya”nın Mart sayısında yazdığım bir yazı nedeniyle yaşamımda almadığım denli elektronik postaya kavuşuverdim. Hatta ve hatta ... mesajının devamı...

Yeni Konu Aç  Cevap
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 23-01-08, 00:11   #1
On Dakikada On Saatlik Uyku Nasıl Uyunur?

-------------------------------------------
“Yine mi şu uyku palavrası” diye hemen baştan kesip atmayın. Ben masumum. “Bütün Dünya”nın Mart sayısında yazdığım bir yazı nedeniyle yaşamımda almadığım denli elektronik postaya kavuşuverdim. Hatta ve hatta eş dost arayıp hayret, ısrar ve inanmazlık içinde nasıl olup da az uyuyarak yaşayabildiğimi soruyorlardı. Öyle ya, bu kadar az uyku ile herkesin iki misli yaşıyor sayılmaz mıyım? Herkes yatakta 8-10 saat geçirirken benim bu saatleri şuursuzca bay pas etmek yerine çalışarak veya eğlenerek geçirmem beni herkesten iki misli daha uzun ömürlü yapmaz mıydı?

Önceleri, teker teker, insanlara, sordukları sorulara uygun bi çimde yazmaya başladım. Ama gelin görün ki, elektronik postanın ardı arkası kesilmiyordu. Birkaç yüzden sonrasını karantinaya alıp, hepsine temmuz sayımızda topluca yanıt vereceğimi yazdım. Ve sözümü tuttum. Üstelik tüm gün çalışmış, akşam bir yakınıma hastanede eşlik etmiştim, sabahın 3:30 gibi bir şeyiydi ve ben yazıma başlayıp, onu güzelce resimleyip sabah 5’e doğru yatmayı planlıyordum. Üstelik 6’da kalkmam da koşuldu. Ama tüm bu koşullar benim için gayet normaldi çünkü ben az uyuyabilmeyi öğrenmiş ve bunu günlük yaşantıma uygulayabilmiş biriydim.



Öncelikle acil bir açıklama yapmak istiyorum. Ben bir doktor ya da uyku uzmanı değilim. Yogi falan da değilim. Daha önce de açıkladığım gibi az uyumayı, ses duymamayı ya da görsel hafızayı iyi değerlendirmeyi 35 yıl önce bir yoga kitabında okumuştum. Aklım yattığı için de sabırla egzersiz yapıp sonunda ucundan kıyısından öğrendiklerimi uygular duruma gelmiştim. Her bir zerresini dağarcığımın el verdiği denli bilim süzgecinden geçirmeden böyle fantastik öykülere asla takılamayacak bir kişiliğim vardır. Buna inanmam, bilimselliğine tümüyle inanmış olmamdan geçer.

Yıllar sonra uzmanlıkları uyku olan kimi doktorlarla bunu tartıştığımda hepsinden aldığım yanıt, eğer öğretilebilecek bir şeyse bu yaptığım, tüm insanlığa yarar sağlayabilecek önemli bir “şey”di.

Benim de yanıtım, eğer ben yapabiliyorsam, birçok insanın rahatlıkla yapabileceği söylemindeydi. Asla ben “yaptım oldu”culuk yapmadan, asla doktorculuk oynamadan ve asla herkesin yapabileceğini iddia etmeden... Yalnız ne var ki, ben yapabildiysem, birçok insanın da yapabileceğine can-ı gönülden inanıyorum. Üstelik benim açımdan baktığınızda konu yalnızca uyku zamanları ile de sınırlı değildir.

Gelelim bana elektronik postayla ulaşanlara yanıt vermeye... Burada söyleyeceğim her şey o yoga kitabından aklımda kalanlardan ibarettir. Tabii azıcık da yorum.

İşe uykunun ne işe yaradığının tanımıyla başlayalım.

Bizim garip bedenin denetim odası, hepimizin bildiği gibi beyin denilen iri beyaz cevizimiz. Bu harika organ her saniye milyarlarca sinyali işleyerek mekanizmanın fiziksel ve zihinsel çalışmalarını yönlendirir durur. Gövdemiz de bir ırgat gibi gün boyunca didinir. Kaslarını gererek hareketler oluşturur. Sevgili kalbimiz, âşık olmanın yanı sıra vücudun tüm organlarının gıdalarını vererek onların canlı ve enerjik kalmalarını sağlar. Habire onlara yemek, ilaç ve enerji pompalar. Sabahki zindeliğimiz akşama doğru yorgunluk denilen illetin kanatları altında kalır. Hücrelerimizin enerjileri azalmıştır. Niye? Çünkü arabalar sokaklara park edince tüm kentin trafiğinin yavaşlaması gibi, sabah açık olup, kan akışına makul ölçülerde izin veren vücut arterlerinin, gün içinde şişen ve yolları tıkayan kaslar yüzünden bloke edilmesi yüzünden.

“Bu da ne demek” demeyin. Yeterince temiz kan pompalanmayınca, hücreler yorulur ve hareketler yavaşlar. Damarlar, kaslarca bloke edilmektedir.

Uyku, bu blokajı hafifletmek ve hücrelerin temizlenmesine olanak sağlamak için gerekli bir ortamdır. Vücudu yumuşatır, kaslardaki basıncı kaldırır ve kan akışını hızlandırır. Oysa kalp atışları yavaşlar.

İşte benim söylemek istediğim konunun can damarı bu noktada yatıyor.



Uykunun şuuraltını kullanarak oluşturduğu “temizlenme ve yenilenme” ortamını bilinçle oluşturmak. Bunu da kimi egzersizler yaparak altı ayda kullanır duruma geliyorsunuz. Vücudunuz ve beyniniz (sanki beyin vücudun bir parçası değilmiş gibi) bilinçli olarak uykuyu oluşturuyorlar. Üstelik beyin bu işin ilmini bir kaptı mı gerisini getirmekte üstüne yok.

Egzersizler oldukça basit ama uygularken karşımıza çıkan alışkanlıklarımız yüzünden çok da zor. Şöyle başlıyoruz:

Yatağınıza, kanepeye yada halıya, nerede uyumak istiyorsanız onun üzerine sırtüstü yatarak avuçlarınız aşağıya gelecek bir biçimde kollarınızı gövdenizin yanlarına uzatıyorsunuz. Sonra, sağ ayak küçük parmağından başlayarak her bir organınızın üzerindeki kasılmayı, ağırlığı ve gerilimi kaldırıyorsunuz. Bunu her bir organınız için yapıyorsunuz. Ayak parmaklarından başlayıp, ayaklara, tabanlarınıza, ayak bileklerinize falan filan bu gevşetmeyi uyguluyorsunuz. Yalnız bu göründüğü kadar şıppadanak olmuyor. Siz daha henüz dört parmaktaki basıncı kaldırmış beşinciyi düşünürken hop, bakıyorsunuz, ikinci parmak bağımsızlığını ele geçirmiş bile. Bu arada küçük karıncalanmalar da insana yaşamı zehir etmiyor değil.



Ama istenen sonuç, tüm bedenin, kafanın ve ruhun tam gevşemesi. Bir iki kasınız bile gerili kalsa değişen hiçbir şey olmuyor. İlla da illa tüm organlardaki gerilim kalkacak.

Ayak, parmak, karaciğer derken tüm vücudunuzu dolaşıyorsunuz. Sıra en zor olanına, kafaya geliyor. Gözler yarı açık, ağız neredeyse sarkmış, çene düşmüş olacak ve mutlaka beyazı düşüneceksiniz. Bu, yoğun bir bulut kümesi mi, süt mü artık siz bileceksiniz, ama mutlak beyazı düşünmek zorundasınız.

En başlarda bir iki saat geçmesine karşın hiçbir başarıya ulaşamamak, beynin olan biteni yavaş yavaş keşfetmesi yüzünden zamanla yerini inanılmaz bir keyif olan bilinçli uyumaya terk etmesi, bende altı ay aldı.

Ve her şeyi yaptığınızı fark eden beyin bir anda ortalığı ana baba yerine çeviriyor. Açık arterlerden koşturan kan önüne çıkan, çıkmayan her hücreyi hızla yenilemeye başlıyor. Kulaklarınız vınlıyor, gözlerinizin önünde her bir şeyler uçuşmaya başlıyor. Bana ilk olduğunda başka bir gezegene ışınlanıyorum sanmıştım. Bu vınlamalar ve düşler yaklaşık on dakika sonra geldiği gibi yok oluyor. Ve bir kez başardınız mı vücut ve beyin onu mutlaka istiyor ve uyguluyor.

Ama yine dediğim gibi altı ay kadar sabırla yapılan gevşeme alıştırmaları sonucu yakalayabilmiştim bunu. Başkalarının bir ayda mı bir yılda mı yoksa doğrudan hemencecik mi yakalayabileceği konusunu bilemem.

Bir arkadaşım vardı. Çekirdeği ağzına atarken eli havada kalabiliyordu çünkü uykuya o kadar dayanıksızdı ki her an uyuyordu. Onu çok kısa zamanda kendime benzetmiştim.

Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı rahmetli Nezih Demirkent de başarılı öğrencilerimin arasındaydı. Yüzlerce insana denettirdim ama yalnızca 10-15 kadarı egzersizleri yapmayı ısrarla sürdürdü ve bugün onlar da benim gibi az uyuyup çok yaşarlar.

Uyku denli, insanın beyninin öteki işlevlerini de geliştirmesi gerekir. “Bütün Dünya” Mart sayısında bu konuya çok ciddi (?) olarak yer vermiştim. Ama sanırım her işte olduğu gibi bunda da şu yukarıda söz ettiğim basit egzersizin ısrarla yapılması sizi kesinlikle başarıya götürecektir.

Birçok yerde bana sorulan en birinci soru hiç şaşmaz: “Nasıl oluyor da bu kadar abuk sabuk işe bulaştınız? Nereden buldunuz bunca zamanı?” Bilin bakalım ben onlara ne diyorum...•



BÜTÜN DÜNYA

forsaken şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Bu mesajı için forsaken adlı üyeye teşekkür edenler [14]:
Reklam Alanlarımız
Eski 23-01-08, 00:18   #2
Çok uykusuzum, o yüzden okuyamadım. Ama yarın kesin okuyacağım
infial şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 23-01-08, 15:11   #3
ben uykuya doymuyorum çok uyumaya zamanımda yok onun için uykusuz kalıyorum..
Bleckw@yT şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 00:00   #4
Yazıyı okurken uykum geldi
dïMït®ï şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 13:57   #5
6 saat uyudummu yetiyor nasıl bir bünyeyse??
d ß ã ® i § şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 14:18   #6
ben aşağı yukarı 7 - 8 saat uyuyorum ama yinede kendimi yorgun ve uykusuz hissediyorum :( pazar gününü ise iple çekiyorum :(
fall_captive şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 14:21   #7
ben de 6 saat civarı uyuom.azr zor yetiyo
bjkfeyyaz şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 14:47   #8
Alıntı:
Yatağınıza, kanepeye yada halıya, nerede uyumak istiyorsanız onun üzerine sırtüstü yatarak avuçlarınız aşağıya gelecek bir biçimde kollarınızı gövdenizin yanlarına uzatıyorsunuz. Sonra, sağ ayak küçük parmağından başlayarak her bir organınızın üzerindeki kasılmayı, ağırlığı ve gerilimi kaldırıyorsunuz. Bunu her bir organınız için yapıyorsunuz. Ayak parmaklarından başlayıp, ayaklara, tabanlarınıza, ayak bileklerinize falan filan bu gevşetmeyi uyguluyorsunuz. Yalnız bu göründüğü kadar şıppadanak olmuyor. Siz daha henüz dört parmaktaki basıncı kaldırmış beşinciyi düşünürken hop, bakıyorsunuz, ikinci parmak bağımsızlığını ele geçirmiş bile. Bu arada küçük karıncalanmalar da insana yaşamı zehir etmiyor değil.



Ama istenen sonuç, tüm bedenin, kafanın ve ruhun tam gevşemesi. Bir iki kasınız bile gerili kalsa değişen hiçbir şey olmuyor. İlla da illa tüm organlardaki gerilim kalkacak.

Ayak, parmak, karaciğer derken tüm vücudunuzu dolaşıyorsunuz. Sıra en zor olanına, kafaya geliyor. Gözler yarı açık, ağız neredeyse sarkmış, çene düşmüş olacak ve mutlaka beyazı düşüneceksiniz. Bu, yoğun bir bulut kümesi mi, süt mü artık siz bileceksiniz, ama mutlak beyazı düşünmek zorundasınız.

En başlarda bir iki saat geçmesine karşın hiçbir başarıya ulaşamamak, beynin olan biteni yavaş yavaş keşfetmesi yüzünden zamanla yerini inanılmaz bir keyif olan bilinçli uyumaya terk etmesi, bende altı ay aldı.

Ve her şeyi yaptığınızı fark eden beyin bir anda ortalığı ana baba yerine çeviriyor. Açık arterlerden koşturan kan önüne çıkan, çıkmayan her hücreyi hızla yenilemeye başlıyor. Kulaklarınız vınlıyor, gözlerinizin önünde her bir şeyler uçuşmaya başlıyor. Bana ilk olduğunda başka bir gezegene ışınlanıyorum sanmıştım. Bu vınlamalar ve düşler yaklaşık on dakika sonra geldiği gibi yok oluyor. Ve bir kez başardınız mı vücut ve beyin onu mutlaka istiyor ve uyguluyor.

Denemek lazım, entersan bilgiler
infial şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 24-01-08, 19:39   #9
Çok Uzun
The Jocker şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 25-01-08, 00:26   #10
Kral06 şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 25-01-08, 07:42   #11
"ben kasları gevşetme" esnasında uyurum zaten beni kimse tutamaz
andrea şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 27-01-08, 01:20   #12
Arkadaşlar dün gece geç vakitti yine uyku bastırmıştı sabah 3-4 civarı yattım tam uyumak üzereydim aklıma bu konu geldi,dedim deniyeyim sırt üstü yattım yatağımda bahsettiği gibi ellerimi yana avuçlarım aşağı gelecek şekilde uzattım,kendimi bıraktım hani gerilimi kaldırın diyorya öyle yaptım böyle vücudunuzun yığılmaya başladığını hissediyorsunuz sonra dediği gibi ağzınız sarkıyo çene aşağı doğru düşüyo, sonra kendimi tamamen bırakmak için altımdaki yatağa baskı uygulamak istermiş gibi yaptım ama kendimi hiç kasmadım sadece öyle düşündüm,kendimi geriye doğru bıraktım bir bakıma tabi kelimelerle zor oluyor anlatması ama olanlar ondan sonra oldu: )) sadece fikir olarak böyle düşündüm ve birsüre sonra o kanın hücum etmesini hissettim başım dönmeye başladı öyleki hani bi binadan atlarsınızda geriye doğru bi çekim olur aynen öyle dayanamadım gülme aldı beni yine denedim yine başım döndü vs. sonunu getiremedim ama oluyor yani bu dedikleri, bunu deneyip böyle yaşayabilen arkadaşlar yorumlarını yazsın bana çok ilginç geldi çünkü gerçekleşiyor dedikleri...

Alıntı:
Ve her şeyi yaptığınızı fark eden beyin bir anda ortalığı ana baba yerine çeviriyor. Açık arterlerden koşturan kan önüne çıkan, çıkmayan her hücreyi hızla yenilemeye başlıyor. Kulaklarınız vınlıyor, gözlerinizin önünde her bir şeyler uçuşmaya başlıyor. Bana ilk olduğunda başka bir gezegene ışınlanıyorum sanmıştım. Bu vınlamalar ve düşler yaklaşık on dakika sonra geldiği gibi yok oluyor. Ve bir kez başardınız mı vücut ve beyin onu mutlaka istiyor ve uyguluyor.
__________________





[Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ]

[Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ]
Finix_- şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 27-01-08, 01:36   #13
İlginç geldi ama uğraşamam bunlarla diyorsanız arkadaşlar, "Kaylule uykusunu" tavsiye ederim sizlere. Bilimsel olarakta "Kaylule uykusunun" yarım saatinin saatinin gecede uyuduğumuz 2 saate eşit olduğu kanıtlanmış..
Alıntı:
Kaylule uykusu hakkında bazı bilgiler:

Öğle uykusu vücuda ne gibi yararlar sağlar?

Günümüzde bu konuda yapılan ciddi araştırmalardan bazıları:
* Kaylule uykusu kalbe, dimağa ve vücuda dinçlik, sıhhat ve kuvvet kazandırır.
* Yorgunlukları giderir.
* Öğlen uykusu (kaylûle) hafızayı koruyor,
* Zihinsel yorgunluk giderir,
* İş kazalarını azaltır,
* Uzun zamanlı olarak stres giderir ve ömrü uzatır,
* Verimli çalışma ve işe odaklanma sağlar.
* Gizli bir enerji kaynağıdır
* yüzde 37 kalp hastalıkları riskini azaltıyor.
* Öğle uykusu şeker ve kalbe iyi geliyor.
Kaylûlenin yararları saymakla bitmiyor.

* Bugün Japonya’da, öğle uykusu kanunî bir mecburiyet haline getirilmiş. Hatta bunun için özel ikramiye verilmektedir.
* Kaylûle şimdi Fransa’da da devlet eliyle uygulamaya konuldu. 7 milyon Euro kaynak ayrıldı..
* Çoğu Akdeniz ve Güney Amerika ülkesinde uygulanıyor.
* Almanya'nın değişik bölgelerinde açılan yaklaşık 200 uyku merkezi Almanya uyku araştırma ve uyku hekimliği birliği bu konuda çalışmalarına devam ediyor..

* Indiana Üniversitesi'nde öğrenciler şekerleme kulübü kurarlar. Üniversitede bir oda ayarlarlar. Üye olan öğrenciler öğlen vaktinde gelir bir miktar uyurlar. Derslerde verimi, beyni dinlendirmesinin yanı sıra öğrenme yeteneğini de artırdığı için profesörler de destek olmakta..

Güzel dînimizde Kaylûle denilen öğle uykusu, şekerleme, kestirme; şimdi bilim çevrelerinde ve batı dünyasında “After-dinner nap”, “Siesta” vb. isimlerle isimlendirilmekte..

Kaylûle neden ihtiyaç!..
Gün içerisinde iki kez vücut ısısı düşer.
Birisi sabaha karşı 03.00 sıralarında, diğeri ise öğleden sonra 14.00- 15.00 saatleri arasında olur. İnsanların öğle yemeğinin ağırlığına bağladığı bu rehavet dönemi, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat dilimidir.
mor¹ şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 28-01-08, 14:54   #14
sırt üstü yatmak mııııı ne zaman sırt üstü yatsam karabasanlar basıyo beni yaa bi kere zor kurtuldum elinden öldürüyordu beni :( ..... kimseye tavsiye etmem odanızda yalnız yatıyosanız sağınıza dönün ve hayal kurun mışıl mışıl uyursunuz ....
SleeperGirl şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Eski 29-01-08, 04:00   #15
cok teşekkurler kesinlikle denicem. bence cok degerli bir bilgi...
huseyn_hb şu an çevrimdışı   Reply With Quote
Cevap

Sık Kullanılanlar ( Sayfayı buradan sık kullanılanlara ekleyebilirsiniz )

Konu Araçları


Sizden Bizden İçimizden Herşey.. kategorisi altındaki Kişisel Gelişim Bölümü forumunun
On Dakikada On Saatlik Uyku Nasıl Uyunur? konusunu incelemektesiniz.
------------------------------------------- “Yine mi şu uyku palavrası” diye hemen baştan kesip atmayın. Ben masumum. “Bütün Dünya”nın Mart sayısında yazdığım bir yazı nedeniyle yaşamımda almadığım denli elektronik postaya kavuşuverdim. Hatta ve hatta ... mesajının devamı...

On Dakikada On Saatlik Uyku Nasıl Uyunur? konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2 saatlik maç Arkas'ın iDo-Bot HÜRRİYET Spor (RSS Feed) 0 23-04-08 01:50
30 saatlik can pazarı iDo-Bot HÜRRİYET Dünya (RSS Feed) 0 29-02-08 10:00
İstek....!!! Kevin Hogan. İstediğiniz Kişiye 8 Dakikada Nasıl Evet Dedirtirsiniz? burhan123 Çöp Kutusu ve Kapalı Bölümler 0 16-01-07 08:57
Havada Uçan Yatakta Farklı Uyunur yk1nemesis Bilim & Teknik 8 11-01-07 23:02
6 saatlik dehşet..23 Mayıs MeRTeR60 Türkiye'den Ve Dünya'dan oLayLar 1 23-05-06 10:58


Zaman Ayarları GMT +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:32.

MaxiCep.Com| Forum| chat| Sohbet| Hepsi Klip| Oyunlar| sohbet| video izle| zayıflama| zayıflama| iddaa| Canlı Tv izle| iddaa|betsson| evrim akın| müzik indir| balon|
evden eve nakliyat| film| cikti| sicak video izle| Main-Board| komik yazılar| aşk yazıları

idoforum isminden de anlaşılacağı üzere bir forum sitesidir ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. idoForum yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir, tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber sikayet@ido-forum.org adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.. For English: Please let us know any illegal activity to abuse@ido-forum.org
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2004 - 2009, idoForum


Sayaç

Alexa Toolbar iGoogle Firefox 3
Forums Directory