| ido-forum.COM Mail Adresi Mail Kayıt
Mail Giriş Hem Ücretsiz Hem de Hotmail-MSN Destekli! ![]() |
| |||||||
| Üye Ol | Forum Kuralları | Albümler | Gruplar | Oyun Parkı | Arama | Bugün Gönderilenler | Forumları Okundu İşaretle |
| Duyurular - Uyarılar - Haberler |
Sizden Bizden İçimizden Herşey.. kategorisi altındaki Eleştiri -Yorum forumunun Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum konusunu incelemektesiniz. -------------------------------------------
Alıntı:
biz hayatımız boyunca her tür yobazın hışmına uğradık....türban yakan "sol"ak yobazın da oruç tutmuyor diye adam döven yobazında karşısındayız....ve bu yobazları koruyup kollayan görmezden gelenlerin de bir farklarının ... mesajının devamı... |
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #181 | |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum
-------------------------------------------
Alıntı:
tek bir ekleme mahalle baskısı da çift taraflı şuan aklıma gelen Acun Ilıcalı'nın desteklediği siyasi partiyi kamuoyuna açıklaması sonucunda Acun çevresi tarafından baskı gördüğünü açıkladı... | ||
| | |
| | #182 | |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Alıntı:
Son sözüm iki kesiminde ahmak ve cahillerinden Allah bizleri muhafaza eylesin. | ||
| | |
| | #183 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Taraf da internetin oltasına geldi İnternet oltasına takılan Taraf gazetesi düştüğü hatayı saklamak yerine özür diledi. Yapılan hatayı 'gazetecilik zaafı' olarak nitelendiren Taraf'ın özrü: Haber 7’nin kurulduğu günden buyana mücadele ettiği ve itibar etmediği zincir mailler ve internet dedikoduları Taraf gazetesini büyük bir hataya düşürdü. Geçtiğimiz günlerde Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik, kendi adıyla yayınlanan bir yazı nedeniyle, birkaç kere yazının kendisine ait olmadığını belirtmek zorunda kalmıştı. İnternet ortamında sıkça atılan bu oltalardan birine Taraf gazetesi geldi. Gazete kaynağı belli olmayan, dedikodu haberlerinin yayıldığı internet sitelerine güvenmenin bedelini ağır ödedi. HATASINI KABUL EDİP ÖZÜR DİLEDİ Bir internet sitesinde Müjdat Gezen’in adıyla yapılan açıklamaları hiç sorgulamadan sayfalarına taşıyan Taraf bu yanlışını saklamak yerine özür dilemesini de bildi. Taraf gazetesi ‘Büyük yanlış yaptık: Çok özür dileriz Müjdat Gezen’ başlığıyla düştüğü yanlışı okurlarıyla da paylaştı. Taraf’ın internet forumlarındaki bir yazıyı alıp sayfalarına taşıması Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu’nu da aynı hataya ortak etti. Taraf gazetesi Ali Bayramoğlu’nu düşürdüğü hata nedeniyle Bayramoğlu’ndan da özür diledi. Ali Bayramoğlu ise bugünkü köşesinde konuya ilişkin Taraf’tan açıklama beklediğini yazmıştı. Taraf gazetesi bugün 12'nci sayfasında "Büyük Yanlış Yaptık: Çok Özür Dileriz Müjdat Gezen" başlıklı bir özür yazısı yayınladı. 04 Kasım 2008 tarihinde Taraf'ın manşetten 'Hazreti Atatürk Kavgası', 12'nci sayfadan 'Mustafa, Kemalistleri kızdırdı' başlığıyla verdiği haberde Müjdat Gezen'in ağzından şu sözlere yer verilmişti: " Can Dündar bir zamanlar Sarı Zeybek'le çok ağlatmıştı bizleri. Fakat bugün Can Dündar Türkiye liboşlarının en önemli önde gidenidir. İşine gelir Ergenekon'a komplo der, işine gelir içinden çıktığı dernek ve grupları yerden yere vurur, gün gelir Atatürk'ün sofrasına hakaret eder. Herkesi Müjdat Gezen Tiyatrosu'nda gösterinme giren 'Mustafa Kemal' oyununu tavsiye ediyorum. Can Dündar gavurundan iyidir" Bu sözlerin Müjdat Gezen tarafından söylenmediği ortaya çıkanca Taraf gatesi aşağıdaki özür metnini yayınladı: İşte Taraf gazetesinin yayınlanan özür yazısı: "BÜYÜK YANLIŞ YAPTIK: ÇOK ÖZÜR DİLERİZ MÜJDAT GEZEN 3 Kasım 2008 tarihli (Editörün Notu: Taraf'ın özür metninde haberin yayınlandığı tarih 03 Kasım 2008 olarak belirtilmiş ancak haber 04 Kasım 2008 tarihli sayıda yayınlanmıştır) Taraf’ın manşetindeki “Hazreti Atatürk Kavgası” başlıklı haberde sanatçı Müjdat Gezen’in Can Dündar’ın Mustafa filmiyle ilgili bir televizyonda katıldığı programda boykot çağrısı yaptığı ve Can Dündar ile ilgili hakaretimsi ifadeler kullandığı bilgisi yer aldı. Bu haber altında bizim imzamız olan bir gazetecilik zaafıdır ve tümüyle gerçek dışıdır. Bir internet forumunda Müjdat Gezen’in bir televizyonda Mustafa filmi ile ilgili yaptığı değerlendirmeler olarak yer alan bu ifadeleri hiç sorgulamadan ve kendisine hiç sormadan gazeteye taşıması tarafımızdan yapılmış bir gazetecilik ayıbıdır. Bu haberimiz, Yeni Şafak gazetesinde konuyla ilgili bir yazı yazan Ali Bayramoğlu’nu da yanıltmıştır. Bu büyük ayıbımız için en başta Müjdat Gezen’den, yanlış bilgilendirdiğimiz okuyucularımızdan, Can Dündar’dan ve Ali Bayramoğlu’ndan çok özür dileriz." Taraf gazetesindeki haber üzerine Müjdat Gezen'i ağır bir dille eleştiren Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu da, görüşün Müjdat Gezen'a ait olmadığını öğrenince Gezen'den özür dileyip Taraf'tan açıklama beklediğine dair bir not düştü. Ali Bayramoğlu’nun bugünkü köşesine düştüğü not: NOT: : Dün yazdığım, Müjdat Gezen'in adının geçtiği yazı üzerine sanatçı beni aradı. Taraf Gazetesi'nde Müjdat Gezen'e atfen yayınlanan sözleri hiçbir şekilde kendisinin söylemediğini ifade etti. Ayrıca kendisinin Taraf Gazetesi'nden herhangi bir muhabir tarafından aranmadığını, kaldı ki Can Dündar'ın "Mustafa" filmini çok beğendiğini ve bunu başta öğrencileri olmak üzere, yakın çevresine söylediğini belirtti. Bu durumda bana Müjdat Gezen'den ciddi bir şekilde özür dilemek ve mahçubiyetimi belirtmek düşüyor. Taraf Gazetesi'nin ise bu konuda (dürüstlük ve güvenilirlik açısından) bir açıklama yapması gerekiyor. Bu asparagas haberi açıklaması icap ediyor. Aksi taktirde bundan böyle Taraf Gazetesi'nin haberlerini hiçbir şekilde ciddiye almayacağımı bir gazeteci olarak ilan ediyorum. Ali Bayramoğlu / Yeni Şafak Ali Bayramoğlu’nun Taraf'ın haberi üzerine Müjdat Gezen'i eleştirdiği 5 Kasım 2008 tarihli yazısı (Yeni Şafak) Kemalizm, Mustafa ve Müjdat Gezen... Düşüncenin, sanatın, duygunun "resmi görüşün tekeli"ne alınması açık bir totaliterizm göstergesidir. Bu durumla bizde sık karşılaşılır. Nitekim"Mustafa"ya, Atatürk'e insani ve subjektif yanlarından yaklaştığı için, açılan ateş, totaliterizm türlerinden birisi olan "kemalizm" meselesi etrafında seyrediyor. Kemalizmin ne denli sert bir çekirdek olduğunun kanıtı belgeselin yönetmeninin son dönem kemalist refleksin sadık kullarından birisi olmasıdır. Evet, çekirdek sertleştikçe kemalizmin çıtası düşüyor� "Çağın rasyonalitesi"yle "kemalizmin rasyonalitesi" arasındaki mesafe arttıkça, bu model arkasındaki işadamı, basın, elit desteğini kaybeder noktaya geliyor... Ve meydan, Müjdat Gezen'lere kalıyor� Şöyle demiş Müjdat Gezen: "Bugün Can Dündar Türkiye liboşlarının en önde gidenidir. İşine gelir içinden çıktığı dernek ve grupları yerden yere vurur. Gün gelir Atatürk'ün sofrasına hakaret eder. Herkese Müjdat Gezen tiyatrosunda gösterime giren Mustafa Kemal oyununu tavsiye ediyorum. Can Dündar gavurundan iyidir�" Düzeye, zekaya, tepkiye bakın� Bu sözler "sembol-sofra", "düşünce-ahmaklık", "sanatçılık-taklitçilik", "zeka-kemalizm" ilişkileri üzerine kalem oynatmayı hakediyor� Yapmayalım� Ama neden çıta bu kadar düştü, sormaktan da geri kalmayalım� Kemalizm her şeyden önce, siyaset ve toplumsal siyaset karşıtlığı üzerine temellenen "devlet ve asker merkezci" bir yönetim zihniyeti ve örgütlenmesidir. Hakim bakış açısının hilafına, bu zihniyet ve örgütlenme, bu ülkede toplumun modernleşmesini, siyasetçi profilinin olgunlaşmasını, siyasetin kurumlaşmasını ve toplumla bağ kurmasını engelleyici bir rol oynamıştır. Modernleşmeci model, "siyaset ve devlet arasında hiyerarşik ancak karşılıklı denetime açık kurumsal bir ağ kurar, düzenleyici rolü hukuka ve bağımsız yargıya bırakır, merkezileşen yetkilerin kurumlar ve makamlar çerçevesinde, özellikle yetki-sorumluluk silsilesi içinde dağıtılması üzerine oturur." Kemalizm ise şu dört ana ekseniyle bunun tersine işler: İlk eksen, atanmışların, özellikle askerin uhdesindeki "devlet iktidarı" ile seçilmişlerin kontrolundaki "siyasi iktidar" arasındaki "ayrışma"dır. Ve "birinci iktidar"ın "ikinci"si üzerine kurduğu yapısal, yasal, fiili tahakkümdür. İkinci eksen, bu ayrışmayı ve tahakkümü mümkün kılan özgün ve "parçalı bir yetki sorumluluk mekanizması"dır. Başka bir deyişle, devlet iktidarının sorumluluk taşımadan siyasi yetkiye haiz olması, siyasi iktidarın ise taşımadığı yetkilerden dolayı sorumlu olmasıdır. Bu yolla siyaset marjinalleşir, toplum-siyasi karar bağı kopar, devlet iktidarı ise her yeri denetleyen, ancak kendisini denetime kapayan, bu koşullarda doğal olarak aşırı siyasi, aşırı güçlü ve rantlardan yolsuzluklara değin her tür kirliliğe zemin hazırlayan keyfi bir yapıya kavuşur. Bu durumu hem mümkün kılan hem bu durumun kaçınılmaz sonucu olan "üçüncü eksen" ise, "kişisel ilişkilerin kurumlara, dayanışmacılığın ve cemaatimsi dokunun kurumsallığa galebe çalması"dır. "Dördüncü eksen" özgürlüklerden insan haklarına ve hukuk devleti ilkelerine uzanan hatta "yasal yapı ile toplumsal ve evrensel meşruiyet kaynakları arasındaki ciddi bir kopuş yaşanması"dır. Bu çerçevede denetleyici güç olan devlet iktidarının hukuku bir araç haline getirmesi, onun kendi lojistik desteğinden ibaret olarak görmesidir. Bu dört unsur bugün Türkiye'de yaşanan sorunların temelini oluşturmakta ve ülke her geçen gün bu unsurlardan uzaklaşarak varolma mücadelesi vermektedir� Doğal olarak bugün saf kemalizmi savunan kimse kalmamıştır� Baykal gibi bundan nemalananlar ve Müjdat Gezen gibilerin temsil ettikleri gruplar dışında� Ne var ki demokrasi yolu mutlak: Atatürk insani hale gelecektir� Atatürk insani hale geldikçe, demokrasi iyice filizlenecektir, yönetim zihniyeti kendisini hapsettiği 23-50 takıntısından, diğer ifadeyle tarihsizlikten kurtulacaktır� Haber 7 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] | |
| | |
| | #184 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum RTÜK’ün Başkanı hakkındaki, Hürriyet gazetesinin internet sitesinde yayınlanan yalan haberi gözler önüne serelim. Neydi o haber? “RTÜK Başkanı Akman’a dolandırıcılık davası!” Başlık bu.. Dolandırıcılık davasını kim açar? Tabiî ki savcı.. Merakla haberin içini okudum. Haberin içinde, “CHP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ali Kılıç, İstanbul’da yaptığı basın toplantısında, RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkında Almanya’da Köln Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığını söyledi” deniliyordu.. Hoppala.. Dolandırıcılık davası diyorlar. Haberin içinde ise, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan bir alacak iddialı davadan bahsediyorlar.. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dolandırıcılık davası olmaz ki! Olsun olmasın, adam yazıyor işte. Atıyor çamuru, ondan sonra sen temizle, temizleyebilirsen. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, o bahsettikleri davayı açmak bir işmiş gibi, haberi bir süslemişler, bir süslemişler ki, sormayın... Oysa, Asliye HukukMahkemesi’nde dava açmak için, ortada suç olması da gerekmez, alacak olması da.. Varsa cebinde 3-5 kuruş para, yatırırsın harcını, açarsın davayı. Alacak varmış, yokmuş, hiç önemli değil. Adam kafadan atmış, “Alacaklıyım” demiş, hiç farketmez. Dava sonunda, davanın sonunda, alacak var mı, yok mu, Mahkeme verecek o kararı zaten. Ama Hürriyet’in internet sitesi, harcını yatırıp, herkesin açabileceği bir davayı nasıl veriyor: “Dolandırıcılık davası!” Yuh ki ne yuh!.. [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] | |
| | |
| | #185 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum işin içinde bir mahkeme birde maddi birşey gördülermi hedef 12 | |
| | |
| | #186 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Arkadaşlar benim yaptığımın benzerine Samanyoluhaber sitesinde rastladım. [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] "Yalan haber dosyası" diye bölüm var.. İlgilenenler oradan bakabilir. Bundan sonra konu hakkında yorumlar yaparım belki, onun dışında çok fazla ekleme yapmam artık. Mevcut linkte gerekenler yapıldığı için konuma gerek kalmadı. Ana sayfaya aynı linki ekledim oradan bakabilirsiniz. Medya 20:53 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 08:14 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 17:02 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 18:36 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 21:14 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 18:57 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 05:38 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 20:31 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 15:24 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 19:14 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 15:27 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 13:09 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 16:01 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 18:25 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 10:25 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 18:18 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 13:27 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 17:10 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 10:06 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] Medya 00:20 [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ]
__________________ Mesajı Son Düzenleyen Kişi mor¹ : 07-11-08 at 01:59. | |
| | |
| | #187 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum bir kısım medyanın akmanın adeta avukatlığını üstlenmesini anlayabilmiş değilim....almanyadaki deniz feneri davasında hüküm giyen kişilerle ortaklığı var mı...var...neymiş....rtük başkanı olmadan önce bu ortaklıkları bitirmiş....alman savcı adını zikretdimi...evet....gel gör ki dava bir türlü buraya gelmiyor...artık nasıl bir dosya ise bir türlü Türkiyeye ulaşmıyor....rtük başkanı da milletvekili gibi dokunulmazmı yoksa....göreve gelmeden öncesi sorutuştulamaz gibi bir kanunmu var....benim hırsızım cicidir anlayışını şiddetle kınıyorum.... verdiğin linklere gözattım...çoğu hükümetten gelen açıklamalarla yalanlanan haberler....bir kısım medya yine her nedense hükümetin basın sözcülüğünü üstlenmeye çok meraklı...tamam kartelin haberine şüphe ile yaklaşıyorsun....eyvallah....ama hükümetin açıklamasına niye balıklama atlıyorsun...senin muhabirin yok mu....önce bir araştır....konuyu kendin incele...sonra yalansa çarpıtmaysa haber yap...ama yok....başbakanlık ne dediğiyse doğrudur.... sonra ne oluyor.....senin haberinde yine başbakanlıktan gelen haberle yalanlanıyor...üstte zaman yeni şafak ve starın hükümetten gelen açıklama ile yalanlanan haberi var....neymiş....hükümetin basın sözcüsü gibi çalışırsan gün gelir "patronun"seni de "yalancı"çıkarır... | |
| | |
| | #188 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Bunu buldum abi Doğan medyası ya da diğerleri de böyle bir çalışma yapıyorsa onu da eklerim verirseniz .Aradım taradım bir bunu buldum, tek taraflı bakmıyorum bu konuda başka site bulursam ya da bulan olursa eklerim onu da . Varsa bilmiyorum, bilen arkadaşlarımız linkini versin ekleyim ana konuya. | |
| | |
| | #189 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Türk medyası Kürtçe cahili çıktı! ![]() Bercan Tutar'ın haberi [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ]'de yer lalan habere göre Başbakanın Kürtçe iki cümlecik mesajına manşet veya sürmanşetten yer veren diğer gazetelerin tavrı Miilyet kadar olmasa da ondan aşağı kalır değildi. Çünkü Erdoğan'ın Kürtçe söylediği 'Yeni yılınız kutlu olsun' ve 'TRT-6 hayırlı olsun' cümlelerini hiçbir gazete doğru yazamadı. Kürtçeleri, "Ser sala we pîroz be" ve "TRT Şeş bi xêr be" olan iki mesajı her bir gazete kendi tarzancası ile yazdı. Testi sadece Star ve Taraf gazeteleri geçti. Medyanın sabah akşam 'kardeşiz' dediği Kürtlerin dilinden hiç anlamadığı tescillenmiş oldu.. MİLLİYET: HAYIRSIZ OLSUN Ancak en hazmedilemeyen hataya imza atan Milliyet'in tavrı tarihe geçecek cinsten. Bir harfi ve şapkayı yanlış kullanınca cümlenin "hayırlı olsun" anlamı "hayırsız olsun"a dönüşmüş. Milliyet gazetesinde yer alan, "TRT Şeş bê xerbe" şeklindeki ifade Kürtçe'de "TRT 6 hayırsız olsun" anlamına geliyor çünkü. Akşam gazetesi ise verdiği haberde "TRT şeş, bi heyr be" gibi ancak metin çözümlemeyle anlaşılan yarı Türkçe yarı Kürtçe garip ifadeye yer verdi. Gazetenin, "Başbakan'dan Kürtçe jesti" dediği haberdeki ifade jestten çok arabeski andırıyor. RADİKAL'DEN 'DUBLE' HATASI Geçen hafta yayınladığı Kürt dosyasının tanıtım yazısında, "Kürtler kimdir, nerede yaşar, kaç çocuk doğururlar, Kürt hanesi kaç kişiden oluşur, nasıl evlenirler" sorularıyla Afrika'ya giden İngiliz Conrad'ı aratmayan liberal ve kadim oryantalist Radikal ise 'hayırlı olsun' kelimelerini manşetten verdi. Yeri doğru ancak içeriği yanlıştı mesajın. Doğru olsaydı şaşardık zaten. Manşetten verilen "TRT 6 bi xwêr be"de W harfi fazlalığı vardı. Herhalde Kürtçe'yi X, W, Q'dan ibaret zannetikleri için X'i görmüşken yanına bir de W eklediler. Bugün gazetesi de manşetten Radikal ile aynı hatayı yaptı. O da, "xêr" sözcüğünü "Xwêr" şeklinde tuhaflaştırdı. SABAH'TAN KİTLESEL HATALAR En iyiniyetli hatayı ise kitle gazetesi Sabah yaptı. Sürmanşetine büyük puntolarla taşıdığı haberde her iki ifadeyi de yanlış yazmış. Kitle gazetesi olmanın verdiği vurdum duymazlıkla hareket ettiği her halinden anlaşılan Sabah, doğrusu "Ser sala we pîroz be" olan ifadeyi ek ve takı eksiklikleriyle "Ser salawe piroz be" şeklinde, "TRT 6 (Şeş) bi xêr be" ifadesini ise "TRT 6 serx erebe" ye dönüştürerek hiçbir anlama gelemeyen ve hiçbir tahmine de imkan vermeyecek şekilde bozmuş. 'Xêr be'yi 'serx erebe', 'bi xêr be-hayırlı olsun'u ise 'bê xerbe-hayırsız olsun' yapan gezetecilerin hitap ettikleri toplumu hiç tanımadıklarını gösteriyor. Buradan Başbakanlık basın danışmanlarının da ne kadar aymaz olduklarını görüyoruz. Herkesin hata yapacağını düşünerek mesajı yazılı olarak basına dağıtabilirlerdi. Ancak yanlış da olsa, Kürtçe ifadelerin Türk medyasının manşetlerine çıkması ve bir Başbakan'ın Kürtçe mesaj yayınlaması Türkiye için tarihi bir ana işaret ediyor. Umarız devamı gelir� (*) Bu medya Kürtçe bilmiyor... | |
| | |
| | #190 | |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Olmayan otobüs Seferinde Olmayan Sabah Namazı Molası (yalanmış meğer Alıntı:
Doğrular aşağıda : KARTELDEN BİR S-OROSPULUK ÖRNEĞİ George Soros adlı Yahudi spekülatör “hıyarım” var dedi ya, “kartel medyası”nın “piyonist”leri hemen “tuzluk”ları alıp, bu “araştırma”(!)nın peşinden seyirtmeye başladı!.. “Doğru” dediler; “George Soros’un yaptırdığı araştırma(!) doğrudur!.. Bu araştırmada S-orospuluk yoktur!.. Türkiye’de, gerçekten de bir mahalle baskısı vardır!” Bunu kanıtlamak için de, bir “örnek” verdiler... Hiç utanıp sıkılmadan sayfalarında yayınladıkları “okuyucu mektubu” aynen şöyleydi: “23 Aralık 2008 günü saat 19.00’da İstanbul’dan İzmir’e hareket eden Hakiki Koç firmasına ait yolcu otobüsü, Susurluk’ta mola vermesine rağmen, Akhisar-Manisa arasında 10 kişiye yakın bir kadınlı-erkekli grup (kadınlar çarşaflı) sürücüyü ‘Sabah namazı kılacağız’ diye bir dinlenme tesisine sokmuşlar ve tüm yolcuları 30 dakika bekleterek sabah namazlarını kılmışlardır. Yolculardan bazıları, sürücüye ‘Bu uygulama bizlere sorulmadan nasıl yapılıyor?’ diye sorunca, sürücünün verdiği cevap, ‘Bir yıla yakındır böyle talepleri karşılamak mecburiyetinde kalıyoruz’ olmuş... Prof. Binnaz Hocamın haberleri olsun.” Mektup, aynen böyle!.. Tabiî, tamamen yalan!.. Tamamen palavra!.. Hem de, “deve” misali!.. “Düzgün” olan hiçbir tarafı yok!.. Her tarafı lime lime dökülüyor... Her tarafından “lağım” akıyor!.. Buyurun, “yalan”ları tek tek sıralayalım: O SAATTE NAMAZ MI KILINIR? ¥ MADDE BİR: Muhabir arkadaşlarımın görüştüğü Hakiki Koç firması yetkililerinin de ifade ettiği gibi; bu firmanın, “saat 19.00’da İstanbul’dan İzmir’e kalkan otobüsü yok”tur!.. Hakiki Koç firmasının İzmir’e giden otobüsleri saat 20.00’den itibaren hareket etmektedir!.. ¥ MADDE İKİ: İstanbul ile İzmir arası, “yaklaşık 9 saat”tir!.. Yani, İstanbul’dan saat 20.00’de kalkan bir otobüs, sabaha karşı saat 05.00 civarında İzmir’e varmaktadır!.. Mektupta iddia edildiği gibi; otobüs, diyelim ki saat 19.00’da kalktı!.. Bu takdirde İzmir’e varış saati 04.00 olur!.. Yani “sabah namazı”ndan çok çok önce! ¥ MADDE ÜÇ: Otobüsteki 10 kişinin, Akhisar-Manisa arasında sabah namazı kılmak istemesi mümkün değildir!.. Çünkü otobüs, Akhisar-Manisa arasına geldiğinde saat 02.00 veya 03.00’tür!.. Bu saatte de sabah namazı kılınmaz!.. Çünkü, henüz sabah namazının vakti girmemiştir!.. Akhisar-Manisa aralığında sabah namazının başlangıç vakti saat 05.50’dir!. Söyleyin Allah aşkına; “Din”den, “iman”dan, “ezan” ve “namaz”dan haberi olan bir insan; saat 05.50’de kılınmaya başlanacak bir sabah namazının, kalkıp da 02.00 veya 03.00’te kılındığını yazar mı?.. Cahil olursa, elbet yazar!.. Kasıtlı olursa elbet yazar!.. Din ve dindar düşmanı bir “piyonist” olursa, elbette yazar!.. Mayasında “S-orospuluk” varsa, elbette yazar!.. ARALARINDA HİÇBİR FARK YOK! Hadi, mektubu gönderen adam “ebleh” ve “zırcahil”in teki diyelim!.. Peki, o mektubu “mahalle baskısı(!)na bir örnek” olarak gazetesinin köşesinde yayınlayan “karteloz”a ne demeli?.. Madem bilmiyorsunuz bu işi, gidin de, bir bilene veya “bir dönen”e sorun!.. Sorun da öğrenin; Namaz kılabilmek için, “vaktin girmesinin şart” olduğunu!.. Kaldı ki; saat 05.50’de başlayan bir namaz, 07.21’e kadar kılınabilir!. Dolayısıyla, “otobüsü durdurduğu” iddia edilen insanlar, o zamana kadar çoktaan evlerine gidip, namazlarını kılabilirler!.. Ama, maksatları bu değil!.. Maksatları, “Müslüman’a çamur” atmak!.. Şimdi söyleyin Allah aşkına; “Müslümanlara saldırı” konusunda “Siyonist”ler ile “Piyonist”ler arasında bir fark var mıdır?.. Şurası kesin bir gerçek ki; Filistin’deki Müslümanlar, “Siyonist İsrail”in “uçak bombardımanı” altında, Türkiye’deki Müslümanlar da “Piyonist laikçiler”in “medya bombardımanı” altında inim inim inliyor!. Var mı aralarında bir fark?.. Ben göremiyorum, ya siz?!? Alın birini, vurun ötekine!.. Cehalette sınır yok! Bir zamanlar, “Erbakan Hoca”yla çok uğraşmışlardı!.. Yanılmıyorsam, bir Uzakdoğu seyahatinde “uçakta akşam namazı” kılmaları, şöyle haber/yorum konusu olmuştu “kartel gazeteleri”ne: “Akşam namazı 5 rekât olduğu halde, Erbakan ve heyettekiler 3’er rekât kıldılar!” Gülmüş ve biraz da acımıştım o zamanlar... “Vah zavallılar” demiştim, “Bunlar, seferilikte kılınan namazdan da habersiz. Seferilik durumunda, sadece farz namazların, o da yarısının kılınacağını da bilmiyorlar!..” Bereket ki; uçaktaki o namaz, “ikindi namazı”na denk gelmemişti!.. Yoksa, “farzın 2 rekâtı”nı kılıp, selâm verselerdi, herhalde, “Namazı 6 rekât eksik kıldılar!” diye yazarlardı!.. Eee, “cehalet” başa dert!.. O kadar cahiller ki; ben bunlara yıllardır “abdest” yazmasını bile öğretemedim!.. Hâlâ “aptes” yazıyorlar!.. Baksanıza; “Vakti girmeden namaz kıldıran” versiyonları da çıktı. | ||
| | |
| | #191 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Bu medyada herkes birinin tarafında.gerçekleri gizleyen ve halkı yanıltan medyayı bende eleştiriyorum.teşekkürler arkadaşlar. | |
| | |
| | #192 |
| Ce: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum basının işi gücü basmak adı üzerinde BASIN | |
| | |
| | #193 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum İşte 2009'un ilk yalan haberi! Bazı medya gurupları Bahçelievler'de yılbaşı gecesi vurulan gençlerin içki nedeniyle saldırıya uğradığını iddia etmişti. ![]() Mahalleli ise bu iddiaları yalanlayarak haberlere büyük tepki gösteriyor. 9 yıldır olayın olduğu sokakta oturduğunu söyleyen Ergin Kırca, "Bizim muhitimizde herkes birbirine karşı çok saygılıdır. Kimse ne içki içtiği için ne de mini etek giydiği için hiç kimseye tepki göstermez. Olayın bu şekilde medyada yer alması çok çirkin." diye konuşuyor. Yaralıları hastaneye götüren Kadir Ülker, "Misafirleri geçirirken kapının önünde kanlar içinde yatan genci gördük. Apartman yöneticisinin arabasına koyarak hastaneye götürmeye yardımcı oldum. Ama biz yetiştiğimizde zaten çocuk ölmüştü." diye konuşuyor. Saldırganın gençleri içki nedeniyle değil, gürültü yaptıkları gerekçesiyle kovalamış olacağını ifade eden Ülker, adli bir vakanın bu şekilde çarpıtılmasına karşı çıkıyor. 14 yıldır yaşadığı sitede en ufak bir tahammülsüzlüğe rastlamadığını vurgulayan Ülker sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bizim kapının altında mini bir market var. Orada sürekli gençler oturup bira ve içki içer. Ama ben şimdiye kadar hiç kimsenin bu insanlara bir şey söylediğine şahit olmadım. Bu yüzden olayı canlı yayında mahalle baskısı olarak gösteren televizyon kanalına sokaktaki herkes çok kızarak tepki gösterdi. Bizi kimsenin böyle göstermeye hakkı yok." Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre Haznedar İstanbul Evleri Sarmaşık Sokak'taki parktaki gençlere saldıran 25 yaşındaki Bekir Yavuz, 2002 yılında Rize'de bir cinayete karışmış. Çevresinde 'Vanlı Mehmet' diye tanınan Bekir Yavuz'un agresif ve sorunlu bir genç olduğunu söyleyen mahalle esnafı ise büyük korku yaşıyor. 19 yaşındayken cinayete karışan Yavuz'un ailesinin olay yerine yakın oturduğu bildiriliyor. [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] | |
| | |
| | #194 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum Doğan medya ne yapmak istiyor anlaya mıyorum? | |
| | |
| | #195 |
| Cvp: Medyanın Yalan Haberciliğini Eleştiriyorum ![]() Lincoln, 1 saatliğine Fenerli oldu Türkiye'nin internet medyası sitelerinden internethaber, yeni yılın ilk gafına imza attı. Türk Milli Takımı forması giymek istediğini açıklayan Brezilyalı Lincoln’ün, asgari 5 yıl beklemesi gerektiği üzerine yapılan haberde, internet medyası sitelerinden internethaber büyük bir hata ile okuyucularının karşısına çıktı. İnternethaber, manşetten verdiği haberde 1.5 yıldır G.Saray forması giyen Lincoln'ü 'F.Bahçeli Lincoln'e kötü haber!' diye okuyucularına servis yaptı. Saat 19:01'de okuyucularına 'F.Bahçeli Lincoln'e kötü haber!' diye aktarılan bu haber, 20:02'de 'Sambacı Lincoln'e kötü haber' diye değiştirildi. Böylece süper star Lincoln, bir saat Fenerbahçeli olmuş oldu. [Sadece kayıtlı üyelerimiz linkleri görebilirler. ] | |
| | |
| Sık Kullanılanlar ( Sayfayı buradan sık kullanılanlara ekleyebilirsiniz ) |
| Konu Etiketleri (Konu ile ilgili özet kelimeleri bu bölüme yazabilirsiniz) |
| akşam , aydın , aydın doğan , basın , cumhuriyet , dha , doğan , ensonhaber.com , gazete , gercek , gerçekler , hakaret , hakikat , hakikatler , hata , hürriyet , iftira , kanal 7 , |