| ido-forum.COM Mail Adresi Mail Kayıt
Mail Giriş Hem Ücretsiz Hem de Hotmail-MSN Destekli! ![]() |
| |||||||
| Üye Ol | Forum Kuralları | Albümler | Gruplar | Oyun Parkı | Arama | Bugün Gönderilenler | Forumları Okundu İşaretle |
| Duyurular - Uyarılar - Haberler |
Edebiyat Bölümü kategorisi altındaki Dök Yüreğini Rahatla forumunun █ мǺήЧǺЌ'ıŋ Ńø† Ďęƒ†ęŗÍ █ |Öyküler - Şiirler - Yazılar| konusunu incelemektesiniz. -------------------------------------------
Büyüdüm…
İnsanlara daha az öfkelenmeyi, onları anlamanın onları alt etmekten daha kıymetli olduğunu ama kendi sınırlarımı da korumam gerektiğini,
kesin ve keskin çizgilerimin törpülenmiş olduğunu, hayatta hiç bir şeyin ... mesajının devamı... |
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #1 |
|
-------------------------------------------
Büyüdüm… İnsanlara daha az öfkelenmeyi, onları anlamanın onları alt etmekten daha kıymetli olduğunu ama kendi sınırlarımı da korumam gerektiğini, kesin ve keskin çizgilerimin törpülenmiş olduğunu, hayatta hiç bir şeyin diğerinden soyutlanmış olmadığını, asla dediğim zaman her seferinde hayatın benden intikam aldığını, bir parçayı bütününden ayrı incelediğim zaman yanıldığımı, her düşün gerçekleşemeyeceğini ama yinede düş kurmaktan vazgeçmemek gerektiğini, doğrularımı herkesin kabul etmesi, önemsemesi gerekmediğini ama diğerlerine zarar veriyorsa 'bu benim' demenin bencillikten öte olmadığını, bir insanın kendisi istemediği sürece değişmeyeceğini, hayatta büyük mutlulukların çok az sayıda olduğunu bu yüzden sahanda yumurta yerken bile eğlenebilmeyi, acının hayata dair olduğunu ve zaman zaman yeteri kadar canımın yanması gerektiğini, ayağım yere basarken de aklımın beş karış havada olabileceğini ve bunun güzel bir mozaik oluşturabileceğini, böyle yaşamanın bedelinin, mutlak surette sorumluluklarımı ihmal etmek yada umursamamak olmadığını, özgürlüğün sınırsız ve başıboş yaşamak olmadığını, diğerlerinin özgürlüğünün başladığı yerde benim özgürlüğümün bittiğini, ne kadar geniş, sıcak ve içten bir çevreye sahip olursam olayım her zaman yalnız olduğumu, insanların, zaman zaman çıkarcı davranabileceklerini ve benimde sütten çıkma ak kaşık olmadığımı, paranın ve statünün kıymetli olduğunu, ‘Yalan söylemem, ben dürüst ve ahlaklı bir insanım’ diyenlerden köşe bucak kaçmam gerektiğini, insanların zaaf ve kusurlarının benim eğlencem olamayacağını, insanlara saygı duymanın el-etek öpmek olmadığını, hayatıma giren insanların her seferinde bana az yada çok bir şeyler kattığını, dünyanın güvenli bir yer olmadığını, her seçimin bir bedeli olduğunu, her şeye aynı anda sahip olamayacağımı, herkesi sevemeyeceğimi, çıtayı hep yüksek tutmam gerektiğini, metinlerin mutlaka alt metinleri olduğunu, bir cümlenin birden fazla anlama geldiğini öğrendim. Büyüdüm… Oyun alanlarına kaçıp başım dönünceye kadar salıncağa binmeyi, mahallemin çocuklarının arasına karışıp ip atlamayı, baş ucumda, yeni aldığım ayakkabılarla uyumayı, oyuncak ayılarımla konuşmayı, Çizgi film izlemeyi ve çok gülmeyi, dünyada sadece siyahın ve beyazın varlığına inanmayı, sadece ağlamak ve zırlamak suretiyle isteklerimin tümünü aileme kabul ettirmeyi, her şeyi ama her şeyi merak etmeyi, dünyayı çooook büyük sanmayı, erkenden uyandığım ve amcamların camiden dönmesini beklediğim, şeker ve para topladığım bayram sabahlarını, herkesin yanında utanmadan ağlamayı, aklıma geleni süzmeden, aklımdan geçtiği gibi söylemeyi, güvende hissetmeyi, pasaklı dolaşabilmeyi, dizlerimdeki yaraları, yaralarımı soyup kanatmayı, annemin aldığı ilk roman olan Pollyanna’yı okurken duyduğum heyecanı, keyfi ve şaşkınlığı, kardeşimin en iyi oyun arkadaşım olmasını, herkesi sevmeyi, cümlelerin tek anlamı olmasını özledim. Büyüdüm… Kardeşimi kıskanmaktan, annemin kucağına oturmaktan ve beni sevdiğini söyletmekten, kaçak kaçak salıncaklara binmekten, babamdan korkmaktan ve de tapmaktan, yeni ayakkabılarım değilse de yeni kitaplarımı koklayıp, baş ucuma koyup oyuncak ayımla değilse de bilgisayarımla konuşmaktan, bayram sabahlarını tüm büyüsünü ve düşlerini yitirmiş olmasına rağmen sevmekten, istediklerim olmayınca ağlamaktan, Pollyanna olmasa da hala kitap okurken heyecanlanmaktan, keyif almaktan ve de şaşırmaktan vazgeçemedim. Büyüdüm… bilanço ortada… Diyeceğim, büyümek zor zanaat…
__________________ Tanrı'nın öfkeli bir vaktinde yarattıgı bir cinstik biz,yaptıklarımızın intikamını kendimizden kendimiz alıyorduk rüyalarımızla ani hatırlayıslarımızla,pişmanlıklarımızla kendimizi bıcaklıyor yaralıyor kanatıyorduk... "Yoksa ask o dehsetli parcası kıskanclıkla birlikte geldiginde o kadar “özgür,rahat ve dost” olamıyor muydu insan?" | |
| | |
| Reklam Alanlarımız |
| | #2 |
| "büyümek zor zanaat…" Aramıza hoşgeldin | |
| | |
| | #3 |
| tesekkürler.. | |
| | |
| | #4 |
| " Güzel bir yazı, teşekkür ederim... Hoşgeldin... " | |
| | |
| | #5 |
| cok guSeLdi..eLLErine sağLık..gerCekten de öLE ßüyümek zor Zanaat... | |
| | |
| | #6 |
| Yüreğim bir fırtınanın içinden çıkmış bir gemi gibi hırpalanmış ve rotasını kaybetmişti... Yakınlardan bir gemi geçmesi umuduyla yaşıyordum. Ve sen, sen geçiyordun oradan, karanlığın içinde gülümsüyordu gözlerin. O ana kadar bütün ışıkları sönmüş olan kalbimde bir mum ışığı gibi parıldamaya başlamıştın. İçim içime sığmıyordu, bana gittikçe yaklaşıyordun, yüreğimi kaplayan huzur, mutlulukla birlikte kalbimin mühürlü kapılarını, bir bir açıp içeri giriyordu. Tam gelmiştin, sana dokunacaktım ki sadece buralardan geçtiğini söyledi gözlerin. İşte o an kalakalmıştım öylece... Oysa baştan beri biliyordum beni gemine almayacağını ama yinede bir umut işte. Ve sen gittin, sen gittin ben ise bittim. Bunu kabullenmem zor olacaktı. Alışmaya çalıştım günlerce ama olmadı. Eğer hala buradaysam, kendimi sonsuzluğun kollarına bırakmadıysam, bu belki bir gün gelirde mühürlü kalbimi açma ihtimalini hala içimde sakladığımdandır... 20 gün geçtikten sonra... Artık o gülen gözlerin sadece bana bakıyor kalbimin mührü sanki yerinden söküp çıkarılmış gibi. Ama yinede benimle fazla kalamayacağını biliyorum, bunu düşündükçe kalbim yerinden çıkmak istiyor sanki, kavruluyor yüreğim ama herşeye rağmen seni yaşıyorum, akışına bırakıyorum hayatı... Ateşsiz yanıyor bedenim... Çıkmaz bir sokakta yürüyorum biliyorum. Ama yinede sana sımsıkı sarılıyorum, sanki bir daha hiç bırakmayacakmış gibi... 5 gün geçtikten sonra... Bu rüyanın sonu gelmeyecek sanırım . O yüzden beklemenin manası yok diye düşünüyorum. Artık sana sarılan kollarım daha sıkı sarılıyor, gözlerim daha parlak, kalbim bir kuş gibi çırpınıp duruyor, beynim içindeki bütün kötü şeyleri attı gitti. Sadece sana yer var artık, iyisiyle kötüsüyle. Sonsuza dek yüreğime yazıldın artık ve hiç bir şey seni oradan silemeyecek... Yıldızları indirip avuçlarına sermek istiyorum, Dünyayı durdurup seni sevdiğimi haykırmak istiyorum, Çıkmak istiyorum düşünceler limanından, Sonsuza dek seninle sevgi limanına demir atmak istiyorum. Seni düşünürken zaman duruyor sanki,boyut değiştiriyorum. Tutup çıkarıyorsun beni bu girdabın içinden, Bedenim eriyor kollarında, sadece sen ve ben kalıyoruz, Ve herşeyin yalan olduğunu anlıyorum, Anlıyorum ki benim tek gerçeğim sensin. SENİ SEVİYORUM... Şimdi zor olan bunları hissettiren,söyleyecek birini bulmak mı? Yoksa bunları duymak ama "bende seni seviyorum" diyememek mi..
__________________ Tanrı'nın öfkeli bir vaktinde yarattıgı bir cinstik biz,yaptıklarımızın intikamını kendimizden kendimiz alıyorduk rüyalarımızla ani hatırlayıslarımızla,pişmanlıklarımızla kendimizi bıcaklıyor yaralıyor kanatıyorduk... "Yoksa ask o dehsetli parcası kıskanclıkla birlikte geldiginde o kadar “özgür,rahat ve dost” olamıyor muydu insan?" | |
| | |
| | #7 |
| eline sağlık | |
| | |
| | #8 |
| Bir ilişkinin neden ucundan sürükler insan..? Ne zaman aynı arkadaşlarımın aynı eşlerindensevgililerinden bir kez daha ayrılmayı düşündüklerini duysam? Bu soru hep kafamda döner durur. Hastalıklı,kısır döngü ilişki dedikleri buydu galiba. Bu kadar dönmesinin nedeni sorunun tek bir cevabının olmaması. Tıpkı aşk ,sevgi,başarı,güven kavramları gibi.Kişiye göre göreceli, değişiyor hepsi. Hayatına almak istediğin kadarını alırsın.. kendince evirip çevirip uygun bir rafa koyarsın.Onu bildiğin gibi yaşar ve karşı tarafa anladığın şekilde yansıtırsın? Hani sevdiğini gösteremeyen erkekler, yıllarca şairane bir söz bekleyen hanımlar gibi? Evlilik , ilişki, aşk ;öyle bir türü var ki öldürmüyor ama süründürüyor demek pek de yersiz olmaz… Hepimizin hayatında,çıkmaz sokaklar, asla olamaz böyle dediğiniz kişiler, ayrılıp barışmalar, adı bir türlü konamayan ama adsız da yaşayan ilişkiler olmuş ya da hala devam etmektedir.? Öyle değil mi? İlk başlarda ideal çift havasındaki o aynı anda aynı şeyleri düşünmeleri hatırlayın. Uyumun en iyi seviyede gitmesi geleceğe dair umutlandırıverir. Ufak tefek değişik huylara ise şu cevabı veririz içimizden “Ben onu değiştiririm.” “Zamanla azalır” ya da “her şeyi o kadar kusursuz ki başka ne isterim? Varsın o yönü de eksik olsun” İşte bu büyük misyon sevgimizle güçlenir.. Hayatımızda birileri olmasına duyduğumuz içgüdüsel ihtiyacın sesiyle de bırakırız her şeyi zamana… Ah o zaman denen hain.. Yıllar geçtikce yakınlaşacağımız yerde daha da uzaklaşırız sanki. Aramızdaki farklılıklar daha da belirginleşmiş, tablo daha da netleşmiştir görmeye başlayınca.. Önemli olan birlikte aynı yöne ilerlemek iken biz kendi rotamızı bile bulamaz hale gelmişizdir. “Bu kadar değişik beklentileri nasıl olabilir benden? Eskiden böyle miydi de ben mi göremedim? Hala ısrarla aynı şeyi yapıyor? Of bazen nasıl bu kadar sürdürebilmişim şaşıyorum.. İyi ki iş var. Biraz uzaklaşmak iyi geliyor akşama kadar. Yoksa olmayacak bir şeyi mi sürdürüyorum ben? Yani farklıyız biliyorum ama iyi yönleri de var.. hata yaptım demek istemiyorum ama yaptık galiba.. Biraz benim istediğim gibi olsa hiçbir sorun kalmaz” belki arada belki her gün bu tip cümleler geçer kafamızdan.. Hata mı,ayrılmalı mı? Peki beni tutan ne? Değişir mi ? Ben elimden geleni yaptım mı.. Ne kadar zor sorular bunlar düşününce. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki..Kavgalar fırtınalar hızlı ayrılıp barışmalar başlamıştır artık. Gitmek mi zor bu aşkta kalmak mı? jade
__________________ Tanrı'nın öfkeli bir vaktinde yarattıgı bir cinstik biz,yaptıklarımızın intikamını kendimizden kendimiz alıyorduk rüyalarımızla ani hatırlayıslarımızla,pişmanlıklarımızla kendimizi bıcaklıyor yaralıyor kanatıyorduk... "Yoksa ask o dehsetli parcası kıskanclıkla birlikte geldiginde o kadar “özgür,rahat ve dost” olamıyor muydu insan?" | |
| | |
| | #9 |
| Gitmek mi Zor Bu Aşkta Kalmak mı? II (kimler gidenlerdir) Birlikte düşünelim o halde kimler gidenlerdir ya da neden kalınır her şeye rağmen…. Ne kadar zor sorular bunlar insana değil mi?. Bir şehirden,bir evden,bir mevsimden geçip gitmek gibi öyle kolay değil.. Bir insana ya da sadece bir ilişkiye karar verilmiyor ki. Geçirdiğiniz yıllara,hayatınızın bir dönemine, her şeyine alıştığınız,bir sese, bir kokuya veda etmek söz konusu. Evliyseniz yuva bildiğiniz bir yere,evinize,yatağınıza, emeklerle biriktirip yaptığınız her şeyden vazgeçmek var önünüzde. Bir sonraki sahnesini görebilsek hayatımızın belki daha cesur olacağız. Hani bir film gibi ileri sarsak da doğru mu değil mi baksak. Başka birisi çıkar mı dersiniz?Peki o aratırsa elimdekileri,ya pişman olursam diye düşünmemek elde değil. Yalnız kalma ihtimali, iyi geceler diyebileceğiniz birinin olmaması bile ürkütür insanı. Özgüvenli, cesur olmak gerekir böyle zamanlarda bilirsiniz. Daha önce de denemişsinizdir olmamıştır. Ayrılıklar daha da karıştırmaz mı zaten her şeyi. Sonra kırıldığınız , kızdığınız gelir aklınıza.. Yemek yemesi,gülmesi, bir an o bencillikleri, ya da güzel sürprizleri gelir gözlerinizin önüne. Sonra sabahki bağrışmanız,yıllarca birbirinizi değiştirmek uğruna koyduğunuz her kural,aileler,çocuklar,aldığınız kararlar,unutulan hayaller gelir. Erkekseniz bırakıp gitmeyi yediremezsiniz,bomboş bir ev,bekar masaları gelir gözünüzün önüne. Söz vermişsinizdir, koruyup kollayacak kötü günlerde hep birlikte kalacaktınız.Eğer bir bayansanız tek kalmayı, birlikte var olmaya alıştığınız birini bırakmak,yepyeni daha güçlü olunması gereken bir hayata hazır olmak zorundasınızdır. Zaten çevre hep daha yapıcı olmanızı beklemektedir. Kalmak daha kolaydır çoğu zaman.Gitmeyi denemişizdir zaten.Her kavgada tehdit etmişiz ,bazen bitti demişizdir bir çırpıda.Sonra pişman olup sil baştan denmiştir her şeye. Gecen yıllar boşa değildir o kadar. Çocuklar vardır belki,bakıma muhtaç bir balık, belki küçük bir köpek.. Kim ilgilenecektir onlarla biz yokken?Meyveleri vardır verilen emeklerin. Her aşk bir emek değil midir zaten? Onu düşünürüz geçmişe dalarak,aslında ne kadar iyi kararlar verdiğini,nasıl içten ve güzel güldüğünü,kalbinin temizliğini düşünürüz.. Biz de yapmışızdır hatalar, eksiklerimiz vardır esasında.. “Bir sesini duyarım gözlerim güler, yolun yolumdan geçer sebebim olur….” Bir anı geçmişten veya barışalım mı diyen bir mesaj ile döneriz hayata kaldığımız yerden Yeni bir hikaye yazacak gücümüz yoktur ama mevcut hikaye bizimdir.. Ona sahip çıkar ve bir sayfa daha açarız en temizinden. Hem kim tamamen mutludur ki.. Kimler mi gider? Onlar kendi beklentilerini ve karşının verebileceklerini ölçebilenlerdir,tanımıştır çünkü.. Olmuyorsa olmuyor deyip yeni başlangıçlara cesareti olanlardır. Artık her şeyin sadece zaman kaybı olduğunu görmüştür. Hayatın ise sadece tercihlerden ibaret olduğunu.. O tercihini yapar ve gider.. kendinizde kalmanız dileğiyle… jade
__________________ Tanrı'nın öfkeli bir vaktinde yarattıgı bir cinstik biz,yaptıklarımızın intikamını kendimizden kendimiz alıyorduk rüyalarımızla ani hatırlayıslarımızla,pişmanlıklarımızla kendimizi bıcaklıyor yaralıyor kanatıyorduk... "Yoksa ask o dehsetli parcası kıskanclıkla birlikte geldiginde o kadar “özgür,rahat ve dost” olamıyor muydu insan?" | |
| | |
| | #10 |
| çok tşkler | |
| | |
| | #11 |
| Yokluğun Buz Gibi Soğuk "Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum... Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, isterdim… Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde... Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi... Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok… Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz… Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya... Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla... Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak... Gel. Yüreğim ol seher gülüm, .....Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. . Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi... Alıntı
__________________ Tanrı'nın öfkeli bir vaktinde yarattıgı bir cinstik biz,yaptıklarımızın intikamını kendimizden kendimiz alıyorduk rüyalarımızla ani hatırlayıslarımızla,pişmanlıklarımızla kendimizi bıcaklıyor yaralıyor kanatıyorduk... "Yoksa ask o dehsetli parcası kıskanclıkla birlikte geldiginde o kadar “özgür,rahat ve dost” olamıyor muydu insan?" | |
| | |
| | #12 |
| sende benim gibisin desene arkadaş... | |
| | |
| | #13 | |
| Alıntı:
Yazmaya ve bizlerle paylaşmaya devam et... | ||
| | |
| | #14 |
| süpermiş ya,emeğine sağlık.teşekkürler... | |
| | |
| | #15 |
| Biz de yapmışızdır hatalar, eksiklerimiz vardır esasında.. “Bir sesini duyarım gözlerim güler, yolun yolumdan geçer sebebim olur….” "Bir anı geçmişten veya barışalım mı diyen bir mesaj ile döneriz hayata kaldığımız yerden Yeni bir hikaye yazacak gücümüz yoktur ama mevcut hikaye bizimdir.. Ona sahip çıkar ve bir sayfa daha açarız en temizinden. Hem kim tamamen mutludur ki.. " her ne kadar yenii bi hikaye yazacak gücümüz olmasa da mevcut hikayemize sahip çıkmamızın da bi anlamı yoktur aslında.bu noktaya gelmişse durum,aşk bitmiştir zaten.son çırpınışların bi faydası olmaz.yine de ilk mesajı okuduğumda düşündüm ki,gidenin arkasından kalmak daha zordur.giden zaten ilerisini düşünmüştür.ya kalan?? | |
| | |
| Sık Kullanılanlar ( Sayfayı buradan sık kullanılanlara ekleyebilirsiniz ) |
| Konu Araçları | |
| |
Edebiyat Bölümü kategorisi altındaki Dök Yüreğini Rahatla forumunun █ мǺήЧǺЌ'ıŋ Ńø† Ďęƒ†ęŗÍ █ |Öyküler - Şiirler - Yazılar| konusunu incelemektesiniz. -------------------------------------------
Büyüdüm…
İnsanlara daha az öfkelenmeyi, onları anlamanın onları alt etmekten daha kıymetli olduğunu ama kendi sınırlarımı da korumam gerektiğini,
kesin ve keskin çizgilerimin törpülenmiş olduğunu, hayatta hiç bir şeyin ... mesajının devamı... |
| | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| █ █ █ idoAslan Günün Eğlencesi█ █ █ Fb'li Spiker-Gs'li Spiker Maç Anlatırsa Kop Kop:D | Døή CøяŁeøήe | IdoAslan Muhabbet,Sohbet,Oyun | 150 | 01-11-08 02:13 |
| █████████ Kırık Link Bildir REp Kazan █████████ | Security | Turk Adult Resimler | 11 | 11-02-08 01:36 |
| █████████ Kırık Link Bildir REp Kazan █████████ | Security | Türk Adult Download | 50 | 30-01-08 18:46 |
| ██ █Herkes Imzasina Yada Avatarina Bunun Gibi Bişeyler Eklesin!!█ ██ | FuTBoLiGaN | Çöp Kutusu ve Kapalı Bölümler | 28 | 24-04-06 02:52 |